Her Kayıp Bize Üzüntü Verir


Aşk hemen hemen herkesin deneyimlediği muhteşem hisseler uyandıran bir duygudur. Kalbimiz yerinden çıkarcasına atar, midemizde kelebekler uçuşur. Dünya bir anda toz pembeleşir ve hayatımıza mutluluğu veren kaynak haline gelir. Bazen öyle yoğunlaşır ki aşk duygusu, onsuz hayatın bir anlamı olmayacağı düşüncesine kapılırız.









Aşık olduğumuzda beynimizde neler oluyor?

Dopamin hormonun artması sonucu beynimizin ödül ve motivasyon merkezi uyarılır ve aşık oluruz. Alkol kullanımı veya kumar oynamak da beynimizin aynı merkezini uyarır. Beynin dopamin ile uzun süreli uyarılmasında alkol veya kumar bağımlılığı oluştuğu gibi zaman geçtikçe birliktelikte olan paylaşımların artmasıyla partnere karşı alışkanlık oluşabilir.






Bazı birlikteliklerde zaman içerisinde partnerlerin birbirine karşı olan duyguları doğru orantıda ilerlemeye sağlayamaz. Birliktelikte

bozulan dengelerin sonucu ilişkiler son bulabilir. İlişkinin sonlanması, duyguları yoğun olan bireye göre bir kayıptır. İnsan doğası yapısı gereği her kayba karşı negatif duygular üretir. Örnek verecek olursak sahip olduğumuz bir eşyanın kaybolması sonucunda üzülüp sinirleniriz ya da birini ölümle kaybettiğimiz zaman yoğun keder ve yas süreci yaşarız. Biten ilişkinin ardından duygularını daha yoğun yaşayan bireyrin üzüntü, öfke gibi duygular yaşaması doğal bir süreçtir.


Biten bir ilişkinin ardından yaşanan negatif duyguları Nehire benzetebiliriz. Akan suyun önünü kestiğimiz zaman akacak bir kanal bulamaz ve taşmaya başlar. Duygularımızı bastırmak geçmesini sağlamaz aksine yoğunlaşarak taşıyamayacağınız hale gelmesine yol açar. Bırakın üzüntünüz bir nehir akıntısı gibi yolunda ilerlesin. Bu duyguların gitmesini düşünmek ve mücadele etmek sizi daha çok yoracaktır. Bunun yerine kendinize yönelik, size değer katacak işlerle uğraşmanız yas sürecini kısaltmaya yardımcı olur.

5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör